FACEBOOK HAVASI
Sahip olduklarımız bizi şımartıyorsa ne yazık ki, büyük bir
acizlik içinde olduğumuzun farkında değiliz demektir. Oysa dünya nedir ki;
bugün var, yarın yok. Asıl olan oraya ne götüreceğimiz. Burada hepimiz
imtihandayız. Bize verilen nimetler, mallar, sıkıntılar hepsi birer imtihan.
Sıkıntıda olan dertlerin ağırlığından mecburen de olsa aczini görmekte, ama
nimetler içinde olan kulların bir kısmı bunun bir imtihan olduğunu
anlayamıyorlar. Oysa o nimetleri nasıl kullandığımız çok önemli, yarın hepsinin
hesabı var.
Hele bir de bunları gösteriş vesilesi olarak kullanıyorsak
yazık. Kime neyi neden gösteririz ki ve bundan nasıl bir zevk alırız. Bunu
anlamak gerçekten mümkün değil. İnsan bundan nasıl bir zevk alır, niye böyle
bir şeyi yapar. Facebook sayfalarında insan lüks lokantalarda yediği yemeğin
resmini çekip sayfasında yayınlamaktan nasıl bir zevk alır ve bunu göstermekten
maksadı nedir? Bunu anlamak mümkün değil. Eskiler, biri seyahate gittiğinde: “Yediğin
içtiğin senin olsun, bize gördüklerini anlat” derlerdi.
Hayat yemek içmek ve gezmek mi demek istiyorlar? Bu
insanların hayata dair hiç mi söylemek istedikleri şeyler yok? Bu mümkün değil
ama bir şeyler moda olunca insanlar ona kendilerini kaptırıyorlar.
Oysa dünyada öyle çok şeyler oluyor ki. İnsanlar beş gün bir
lokma yemeden hayatta kalmaya çalışıyor, yine de Allah’a sığınıyor ve İslamiyet’i
bu zorluklar içinde yaşamaya çalışıyorlar. Bir Müslüman olarak onları görmezden
gelemeyiz. Hele de şu mübarek günlerde açlığın ne demek olduğunu yaşarken.
Hayat size gülüyor, gönlünüz bir acının ızdırabıyla kavrulmuyor
olabilir. O zaman ne mutlu size. Mübarek olsun!
Tahire Mermer
30.07.2012

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder