4 Temmuz 2012 Çarşamba


HAYALDEN HAKİKATE
 
İnsan ne kadar karmaşık bir ruh haline sahip, bazen bulutların üzerinde pembe hülyalara dalıp kendinden geçiyor, bazen de kör kuyuların içine düşüp bir türlü çıkış yolu bulamıyor, ışığa kavuşamıyor.
Oysa hayat ne kadar basit bir denklem. Tabi bunu çözebilmek için, tevekkülü, sabrı, rızayı ve umudu hiç elden bırakmamak gerek. Hayatımız boyunca sahip olduğumuz öyle büyük nimetler var ki onların kıymetini ancak kaybedince anlarız. Mesela ellerimiz.. Bütün işlerimizi onlarla yaparız. Daha yakından baksak, bir çınar ağacı gibi dallanmış damarlar, kemikler, kaslar, parmaklar ve her işimizi yapabilen muazzam bir tasarım. Böyle bir nimete sahip olduğumuz için mutlu olup şükretmiyorsak hakikatten çok uzağız demektir. Bütün uzuvlarımız ayrı ayrı bu kıymet hükmündedir. Bize bahşedilen hayat, ailemiz ve sayısız nimetleri saymakla bitiremeyiz.
İnsan ne kadar tuhaf. Bu kadar nimetler deryasında mutlu olup şükredeceğine, sahip olamadığı bir tek şeyin peşine düşüp mutsuz olur. Seni olmayanların peşine düşüren nefsindir. Bir bir hepsini gözünün önüne getirir, bu da yetmez tatlı hayaller kurdurur. Önce hayaller alemine dalmak çok hoş ve zevkli gelir. Aslında işte nefsin seni farkında olmadan yavaş yavaş kör kuyuların dibine çekmeye başlar. Afyona alışmış kişiler gibi hayallere dalmak zevkini sık sık yaşamak istemeye başlar. Sonra farkında olmadan onlara sahip olamamanın acısıyla yanıp tutuşurken kendini bir anda boşlukta bulur. Artık hayal kurmaktan da bıkmıştır. Çünkü hayalleri de onu artık avutmaz olur. Sonuç, hayal kırıklığı ve mutsuzluk..
Bir anda kendini, sahip olduğu onca nimeti unutmuş dipsiz kuyuların içinde, nefsin pençesinde, perişan bir halde hayallerle baş etmeye çalışmaktadır. Namazlarında güya Hakkın huzuruna durur ama Allahın evi olması gereken gönlünde üç günlük dünyanın çeri çöpü cirit atmaktadır.
Bu acı dolu, sonu günah, pişmanlık, acizlik, çaresizlik, perişanlık ve umutsuzluk dolu serüveni yaşamak istemiyorsanız, sahip olamadıklarınızı hulusu kalple, sıdk ve ihlasla Hakka yönelerek canı gönülden dua ederek Yaradan’a sığınıp, hamd ve şükür deryasına dalıp bize verilen onca nimetin denizinde usta bir dalgıç misali sonsuzluğa yelken açmaktır.
Tahire Mermer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder